Bir aile büyüğünüzün televizyonun sesini sürekli yükselttiğini, konuşmaları sık sık tekrar ettirdiğini veya kalabalık ortamlarda söylenenleri anlamakta zorlandığını fark etmiş olabilirsiniz. İşitme testi sonrasında işitme cihazı önerilmiş olsa bile aldığınız cevap oldukça net olabilir: “Ben işitme cihazı kullanmam.”
Bu durum aile içinde zaman zaman tartışmalara dönüşebilir. Siz yakınınızın yaşamını kolaylaştırmak isterken o kendisine baskı yapıldığını düşünebilir. Üstelik işitme cihazını reddetmenin arkasında yalnızca inatçılık bulunmaz. Yaşlı hissetme korkusu, cihazın görünümünden rahatsız olma, çevrenin ne düşüneceğini önemseme, maliyet kaygısı veya cihazın gerçekten işe yarayıp yaramayacağından emin olamama gibi pek çok neden olabilir.
Bu nedenle işitme cihazını reddeden bir yakınınıza yaklaşırken amaç onu zorlamak değil, endişelerini anlamak ve karar verme sürecini kolaylaştırmak olmalıdır.
İşitme Cihazını Neden Kullanmak İstemediğini Önce Anlamaya Çalışın
İşitme cihazı kullanmak istemeyen bir kişiye söylenebilecek en etkisiz cümlelerden biri “Ama duymuyorsun, neden kabul etmiyorsun?” olabilir. Çünkü bu yaklaşım karşı tarafın kendisini savunmaya geçmesine neden olabilir.
Bunun yerine öncelikle cihazı neden istemediğini anlamaya çalışabilirsiniz.
Bazı kişiler işitme kaybını kabul etmekte zorlanabilir. Çünkü işitme kaybının yaşlanmayla özdeşleştiğini düşünebilirler. Bazıları ise geçmiş yıllarda kullanılan büyük ve dikkat çekici işitme cihazlarını hatırladığı için günümüzdeki cihazların da aynı olduğunu düşünür.
Başka bir kişi ise çevresinden duyduğu olumsuz deneyimler nedeniyle işitme cihazlarının işe yaramadığına inanabilir.
Örneğin yakınınıza şu tür sorular sorabilirsiniz:
- “İşitme cihazıyla ilgili seni en çok rahatsız eden şey nedir?”
- “Cihaz kullanmanın zor olacağını mı düşünüyorsun?”
- “Daha önce işitme cihazı kullanan birinin kötü bir deneyimini mi duydun?”
Bu tür sorular tartışmayı cihaz kullanıp kullanmama konusundan çıkararak gerçek kaygının ne olduğunu anlamanıza yardımcı olabilir.
İşitme Kaybını Sürekli Yüzüne Vurmayın
İşitme güçlüğü yaşayan bir kişiye gün içinde sürekli olarak “Yine duymadın”, “Bak söylediklerimizi anlamıyorsun” veya “Televizyonu yine çok açtın” demek genellikle çözüm sağlamaz.
Tam tersine kişinin kendisini eleştiriliyor veya yetersiz görülüyor gibi hissetmesine neden olabilir.
İşitme kaybının günlük yaşam üzerindeki etkilerini daha sakin örneklerle anlatmak daha faydalı olabilir.
Örneğin:
“Geçen gün torunun sana bir şey söylediğinde duyamadığını fark ettim.”
veya
“Kalabalıkta sohbetlere katılmakta zorlandığını görüyorum. Bunun seni yorabileceğini düşünüyorum.”
gibi ifadeler daha destekleyici bir iletişim oluşturabilir.
Buradaki temel nokta, kişiye bir sorun olduğunu kanıtlamaya çalışmak yerine yaşadığı güçlükleri fark ettiğinizi göstermektir.
Konuşmayı Doğru Zamanda Yapın
Ailelerin sık yaptığı hatalardan biri işitme cihazı konusunu tam da iletişim problemi yaşandığı anda gündeme getirmektir.
Örneğin kişi televizyonun sesini çok açtığında sinirlenerek “Artık işitme cihazı kullanmalısın” demek konuşmanın hızla tartışmaya dönüşmesine neden olabilir.
Bunun yerine herkesin sakin olduğu bir zamanı tercih etmek daha iyi olabilir.
Sessiz bir ortamda, acele etmeden ve suçlayıcı olmayan bir dille konuşmak kişinin sizi dinleme ihtimalini artırabilir.
Ayrıca bu konuşmanın kalabalık aile ortamlarında yapılmaması da önemlidir. Bir kişinin işitme kaybının diğer aile üyelerinin yanında sürekli konuşulması utanmasına veya savunmaya geçmesine yol açabilir.
Mümkünse birebir ve sakin bir konuşma tercih edilmelidir.
“İşitme Cihazı Takmalısın” Yerine Yaşam Kalitesine Odaklanın
İnsanlar genellikle bir ürünü kullanmak için değil, hayatlarındaki bir problemi çözmek için harekete geçerler.
Bu nedenle konuşmanın merkezine işitme cihazını değil, kişinin günlük yaşamını koymak daha etkili olabilir.
Örneğin yakınınız aile sohbetlerinde söylenenleri kaçırıyorsa bunu gündeme getirebilirsiniz.
“Cihaz takarsan daha iyi duyarsın” demek yerine:
“Aile yemeklerinde konuşulanları daha rahat takip edebilmen güzel olmaz mı?”
şeklinde yaklaşabilirsiniz.
Ya da kişi televizyon izlemeyi çok seviyorsa:
“Dizilerde konuşulanları daha rahat anlayabilmek senin için iyi olabilir.”
gibi günlük hayatla bağlantılı örneklerden yararlanabilirsiniz.
Bu yaklaşım işitme cihazını bir zorunluluk olmaktan çıkarıp yaşamı kolaylaştırabilecek bir araç olarak görmesine yardımcı olabilir.
İşitme Cihazları Hakkındaki Eski Algıları Düzeltin
Bazı insanların işitme cihazına karşı olumsuz yaklaşmasının nedeni yıllar önce gördükleri cihazlardır.
Geçmişte işitme cihazları daha büyük, dikkat çekici ve sınırlı özelliklere sahip olabiliyordu. Günümüzde ise farklı işitme kaybı türlerine ve kullanım ihtiyaçlarına yönelik pek çok cihaz seçeneği bulunuyor.
Kulak arkasında kullanılan modellerin yanı sıra kulağın içinde daha az fark edilen seçenekler de bulunabiliyor. Bazı modern işitme cihazları telefonlarla bağlantı kurabiliyor, farklı ortamlara göre ayarlanabiliyor ve kullanıcıların konuşmaları daha rahat takip etmesine yardımcı olabiliyor.
Yakınınız cihazın çok büyük veya dikkat çekici olduğunu düşünüyorsa güncel modelleri birlikte incelemek fikrini değiştirebilir.
Ancak hangi cihazın uygun olduğunun kişinin işitme kaybına, kulak yapısına ve ihtiyaçlarına göre değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
İlk Adım Olarak İşitme Testini Önerin
Yakınınız işitme cihazından söz edildiği anda konuyu kapatıyorsa doğrudan cihaz kullanımını konuşmak yerine daha küçük bir adımla başlamak işe yarayabilir.
Örneğin yalnızca işitme değerlendirmesi yapılmasını önerebilirsiniz.
“İşitme cihazı almak zorunda değilsin, önce ne kadar duyduğunu öğrenelim.”
şeklindeki bir yaklaşım kişideki baskı hissini azaltabilir.
İşitme değerlendirmesi sonucunda kişinin hangi frekanslarda ne düzeyde işitme güçlüğü yaşadığı daha net şekilde görülebilir.
Bazen kişiler kendi işitme kayıplarının farkında olmayabilir. Çünkü işitme kaybı birçok kişide yavaş gelişir ve insan zaman içinde bu duruma uyum sağlayabilir.
Bu nedenle profesyonel bir değerlendirme yaşanan durumun daha objektif anlaşılmasına yardımcı olabilir.
Uzmanla Konuşmasına Fırsat Verin
Aile üyelerinin söyledikleri bazen ne kadar doğru olursa olsun kişiye eleştiri gibi gelebilir.
Aynı bilgiyi bir işitme sağlığı uzmanından duymak ise farklı bir etki yaratabilir.
Kulak burun boğaz hekimi veya odyoloji alanında çalışan bir sağlık profesyoneli, işitme kaybının düzeyini değerlendirebilir ve uygun seçenekler konusunda bilgi verebilir.
Muayeneye birlikte gitmek yakınınızın kendisini daha güvende hissetmesini sağlayabilir.
Ancak görüşme sırasında onun yerine bütün soruları cevaplamamaya dikkat etmek önemlidir. Sonuçta işitme cihazını kullanacak kişi kendisidir.
Uzmanın sorularına mümkün olduğunca kendisinin cevap vermesine ve sürece aktif şekilde katılmasına izin verilmelidir.
İşitme Cihazını Deneyimlemesine İmkân Tanıyın
İşitme cihazına karşı önyargısı bulunan bazı kişiler cihazı deneyimlediklerinde fikirlerini değiştirebilir.
Çünkü işitme kaybı yavaş geliştiğinde kişi uzun süredir duymadığı bazı seslerin farkında olmayabilir.
Kuş sesleri, kapı zili, düşük sesle yapılan konuşmalar veya günlük yaşamda fark edilmeyen pek çok ses cihaz kullanıldığında yeniden daha belirgin hale gelebilir.
Ancak ilk deneyimin her zaman kusursuz olması beklenmemelidir.
Beynin uzun süredir daha az duyduğu sesleri yeniden işlemeye alışması zaman alabilir. Bu nedenle bazı kullanıcılar ilk günlerde çevredeki seslerin fazla geldiğini düşünebilir.
Cihazın doğru ayarlanması, düzenli kontrollerin yapılması ve kişinin kullanım sürecine kademeli olarak alışması önemlidir.
Bu süreçte sabırlı olmak gerekir.
Başka Kullanıcıların Deneyimleri Faydalı Olabilir
Bazen aile üyelerinin saatlerce anlatamadığı bir şeyi aynı deneyimi yaşamış bir kişinin birkaç cümlesi anlatabilir.
Yakınınızın çevresinde işitme cihazı kullanan ve bundan memnun olan biri varsa onun deneyimlerini dinlemesi faydalı olabilir.
Özellikle benzer yaşta veya benzer yaşam tarzına sahip kişilerin deneyimleri daha ikna edici olabilir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta herkesin işitme kaybının farklı olmasıdır.
Bir kişide çok başarılı olan cihaz veya kullanım yöntemi başka biri için aynı sonucu vermeyebilir.
Bu nedenle kullanıcı deneyimleri fikir vermek amacıyla değerlendirilmeli, cihaz seçimi ise profesyonel değerlendirmeye dayanmalıdır.
Kararı Onun Yerine Vermeyin
Yakınınızın daha iyi duymasını istemeniz son derece anlaşılır bir durumdur. Çünkü iletişim güçlükleri yalnızca işitme kaybı yaşayan kişiyi değil, ailesini de etkileyebilir.
Sürekli cümleleri tekrarlamak, televizyonun yüksek sesinden rahatsız olmak veya sohbet sırasında yanlış anlaşılmalar yaşamak zamanla yorucu hale gelebilir.
Ancak işitme cihazını kullanacak kişi siz değilsiniz.
Bu nedenle son kararın ona ait olduğunu kabul etmek önemlidir.
Baskı yapmak, cihazı habersiz satın almak veya sürekli tartışmak kişinin cihazdan daha fazla uzaklaşmasına neden olabilir.
Bunun yerine bilgi vermek, seçenekleri göstermek ve karar verme sürecinde yanında olmak daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.
İşitme Cihazının Takıldığı Anda Her Şeyi Çözmesini Beklemeyin
İşitme cihazları çoğu zaman gözlükle karşılaştırılır ancak bu benzetme her açıdan doğru değildir.
Bir kişi yeni bir gözlük taktığında görüntü hemen daha net hale gelebilir. İşitme cihazlarında ise alışma süreci daha farklı olabilir.
Kişinin uzun süredir duymadığı bazı sesler yeniden belirgin hale geldiğinde beyin bu sesleri tekrar anlamlandırmaya çalışır.
Bu nedenle ilk günlerde:
- Çevredeki seslerin fazla gelmesi,
- Kendi sesinin farklı duyulması,
- Kalabalık ortamlarda zorlanma,
- Cihazı sürekli takmak istememe
gibi durumlar yaşanabilir.
Bu noktada cihazın işe yaramadığı sonucuna hemen varmak yerine uzman kontrollerinin sürdürülmesi önemlidir.
Gerekli ayarlamalar yapıldıkça ve kişi cihaz kullanımına alıştıkça deneyim değişebilir.
Küçük Başarıları Fark Edin
Yakınınız sonunda işitme cihazını denemeye karar verdiyse sürekli olarak “Nasıl, şimdi duyuyor musun?” diye sormak bazen rahatsız edici olabilir.
Bunun yerine günlük yaşamda ortaya çıkan olumlu değişimleri doğal şekilde fark edebilirsiniz.
Örneğin aile sohbetlerine daha fazla katılıyorsa veya telefonda konuşmaları daha rahat anlayabiliyorsa bunu olumlu bir şekilde ifade edebilirsiniz.
“Bugün sohbeti çok daha rahat takip ettiğini fark ettim.”
gibi bir cümle kişinin cihazın sağladığı faydayı kendisinin de fark etmesine yardımcı olabilir.
Amaç cihaz kullanımını sürekli gündeme getirmek değil, olumlu deneyimleri desteklemektir.
İletişim Şeklinizi de Değiştirin
İşitme cihazı kullanılsa bile aile üyelerinin iletişim biçimi önemini korur.
İşitme güçlüğü yaşayan biriyle konuşurken başka bir odadan seslenmek yerine karşısına geçerek konuşmak daha kolay anlaşılmasını sağlayabilir.
Ayrıca konuşurken ağzınızı kapatmamak, çok hızlı konuşmamak ve bulunduğunuz ortamda gereksiz arka plan gürültüsünü azaltmak faydalı olabilir.
Kişi söylediğinizi anlamadığında aynı cümleyi daha yüksek sesle tekrar etmek yerine farklı kelimeler kullanarak yeniden ifade etmek de işe yarayabilir.
Örneğin:
“Yarın saat üçte doktora gideceğiz.”
cümlesi anlaşılmadıysa aynı cümleyi bağırarak tekrar etmek yerine:
“Doktor randevumuz yarın öğleden sonra saat üçte.”
şeklinde yeniden ifade edebilirsiniz.
Bu küçük iletişim değişiklikleri günlük hayatı önemli ölçüde kolaylaştırabilir.
Sabırlı Olun, Fikrinin Değişmesi Zaman Alabilir
Bir kişinin yıllardır işitme cihazına karşı olumsuz düşünceleri varsa tek bir konuşmanın ardından fikrini değiştirmesini beklemek gerçekçi olmayabilir.
İlk konuşmada cihazı kesinlikle reddedebilir.
Bir süre sonra işitme testi yaptırmayı kabul edebilir.
Daha sonra farklı cihaz modellerini incelemeye başlayabilir.
En sonunda ise denemeye karar verebilir.
Bu sürecin haftalar veya aylar boyunca ilerlemesi mümkündür.
Önemli olan aynı tartışmayı her gün tekrar etmek yerine doğru zamanlarda konuyu sakin biçimde gündeme getirmektir.
Bazen kişinin kendi yaşadığı bir iletişim güçlüğünü fark etmesi değişim için en güçlü motivasyonu oluşturabilir.
Ne Zaman Profesyonel Değerlendirme Gerekir?
İşitme güçlüğü fark edildiğinde bunun nedeninin yalnızca yaşa bağlı işitme kaybı olduğu varsayılmamalıdır.
Kulak kiri, orta kulak problemleri, enfeksiyonlar veya farklı sağlık sorunları da işitmeyi etkileyebilir.
Özellikle işitme kaybının aniden ortaya çıkması, tek kulakta belirginleşmesi, kulak çınlaması, baş dönmesi, kulakta ağrı veya akıntı gibi belirtilerle birlikte görülmesi durumunda tıbbi değerlendirme önemlidir.
Ani gelişen işitme kayıplarında değerlendirmeyi ertelememek gerekir.
Bu nedenle işitme cihazı düşünülmeden önce işitme kaybının nedeninin ve düzeyinin uygun sağlık profesyonelleri tarafından değerlendirilmesi en doğru yaklaşım olacaktır.
Sonuç: Baskı Yapmak Yerine Anlamaya Çalışın
İşitme cihazını reddeden bir yakınınıza yaklaşırken en önemli nokta onun neden böyle düşündüğünü anlamaktır.
Bazı insanlar yaşlı görünmekten endişe ederken bazıları cihazın rahatsız olacağını düşünebilir. Bazıları işitme kaybını kabul etmek istemezken bazıları da geçmişte duyduğu olumsuz deneyimlerden etkilenmiş olabilir.
Bu nedenle sürekli “İşitme cihazı takmalısın” demek yerine kişinin günlük yaşamda yaşadığı iletişim güçlüklerine odaklanmak daha faydalıdır.
İşitme testi yaptırmayı önermek, güncel cihaz seçeneklerini birlikte incelemek, bir uzmandan bilgi almak ve gerekirse cihazı deneyimlemesine fırsat vermek süreci kolaylaştırabilir.
En önemlisi ise sabırlı olmaktır.
Çünkü işitme cihazını kabul etmek bazı insanlar için yalnızca teknolojik bir cihaz kullanmaya başlamak anlamına gelmez. Aynı zamanda yaşadığı işitme kaybını kabul etmesini gerektiren duygusal bir süreç olabilir.
Yakınınızın kararına saygı gösterirken doğru bilgiyi sunmanız ve ihtiyaç duyduğunda yanında olduğunuzu hissettirmeniz, bu süreçte sağlayabileceğiniz en değerli desteklerden biridir.